Fethiye Tatiline Gelen Evli İngiliz Çifte Üçüncü Olarak Rehberlik Ettim; Fethiye’nin akşamüstü kızıllığı Ölüdeniz’in üzerine çökerken, Cihan günün yorgunluğunu atmak üzereydi. Britanya’nın kasvetli havasından kaçıp kendilerini Akdeniz’in kollarına bırakan Sarah ve David çiftine üç gündür rehberlik ediyordu. Kayaköy’ün hüzünlü tarihini, Kelebekler Vadisi’nin gizemini Cihan’ın anlatımıyla keşfetmişler, aralarındaki o resmi “rehber-turist” ilişkisi yerini çoktan samimi bir dostluğa bırakmıştı.
Turun son akşamında David, Cihan’ın omzuna dostça vurdu:
“Cihan, bu akşam bize Faralya’daki otelimizde eşlik etmelisin. Harika bir terasımız var, bir şeyler içeriz. Bu tatili sen güzelleştirdikten sonra, seni uğurlamadan bitirmek istemiyoruz.”
Cihan teklifi nazikçe kabul etti. Otelin terasından görünen deniz manzarası büyüleyiciydi. Gece ilerledikçe, şarap kadehleri boşalıp yenilenirken sohbetin ritmi ve havadaki enerji de değişmeye başladı.
Sarah, Akdeniz güneşiyle hafifçe bronzlaşmış teni ve keten elbisesiyle oldukça çekici görünüyordu. Konuşurken sık sık Cihan’ın gözlerinin içine bakıyor, kahkahaları normalden biraz daha uzun sürüyordu. Cihan, Sarah’nın bu yoğun ilgisini ve elinin “yanlışlıkla” kendi koluna dokunuşunu fark ettiğinde hafif bir duraksadı. Profesyonel sınırları korumaya çalışsa da, Sarah’nın açıkça belli olan hayranlığı aralarındaki çekimi körüklüyordu.
Cihan, durumu kontrol etmek adına gözlerini David’e çevirdi. Ancak David’in yüzünde ne bir rahatsızlık ne de bir kıskançlık emaresi vardı. Aksine, David arkasına yaslanmış, elindeki kadehi hafifçe sallayarak karısının bu flörtöz tavırlarını, aralarındaki o gizli elektriği büyük bir keyifle ve dikkatle izliyordu.
“Fethiye’nin büyüsü bu galiba,” dedi David, sesinde en ufak bir iğneleme olmadan, son derece sakin bir tonla. “İnsan burada kendini kurallardan uzak, tamamen özgür hissediyor. Sarah’yı uzun zamandır hiç bu kadar hayat dolu görmemiştim, Cihan. Senin enerjin ona da, bize de çok iyi geldi.”
David’in bu yeşil ışık yakan, durumu tamamen doğal karşılayan tavrı terastaki havayı bir anda değiştirdi. Sarah, kadehini masaya bırakıp Cihan’a doğru biraz daha yaklaştı. Gözlerindeki cesaret, Fethiye’nin sıcak gecesiyle birleşmişti.
“David haklı,” dedi Sarah, sesini biraz düşürerek. “Burada, senin yanındayken zamanın ve kuralların bir önemi yokmuş gibi hissediyorum.”
Cihan, karşısındaki bu modern ve sınırları esnetmiş çiftin ne hissettiğini artık tamamen anlamıştı. David, karısının Cihan’a olan ilgisini sadece onaylamakla kalmıyor; bu anın, bu sıra dışı yakınlaşmanın bir parçası olmaktan, bunu izlemekten ve paylaşmaktan sessiz bir haz alıyordu.
O gece, Faralya’nın çam kokulu rüzgarları eşliğinde, Fethiye’nin saklı koylarında başlayan bu rehberlik hikayesi, otel odasının loş ışığında, üçünün de sınırları tamamen geride bıraktığı, unutulmaz ve baştan çıkarıcı bir Akdeniz anısına dönüştü.
Fethiye’nin o sıcak gecesi, terastan odanın loş ve serin atmosferine taşındığında, aradaki tüm kelimeler artık yerini tamamen tensel bir çekime ve sessiz bir anlaşmaya bırakmıştı. David’in o rahat, her şeyi onaylayan ve durumdan büyük bir haz alan bakışları, Sarah’nın ise günlerdir içinde biriken o arzulu enerjisi odayı tamamen sarmıştı.
Cihan, Sarah ve David… Birbirini tamamlamaya hazır üç parça gibi, o yatağın merkezinde buluştular.
Sarah, Cihan ile David’in arasında, Akdeniz güneşiyle ısınmış teniyle adeta parlıyordu. Cihan, Sarah’nın belini kavrayıp onu kendine doğru çekerken, David de hemen arkalarında, bu anın her saniyesini büyülenmiş bir şekilde izliyor ve dokunuşlarıyla bu ritme katılıyordu. Sarah, iki erkeğin tenini aynı anda hissetmenin verdiği o yoğun hazla nefesini tuttu.
Odanın içindeki hava, dışarıdaki yaz sıcağından çok daha yoğundu. Cihan ve David, Sarah’yı adeta ortalarına alarak, onun her çığlığında, her nefesinde birbirlerinin enerjisini hissettiler. Bu, kıskançlığın tamamen yok olduğu, sadece saf zevkin ve paylaşımın hakim olduğu kusursuz bir uyumdu.
Sarah’nın elleri bir Cihan’ın omuzlarında, bir David’in saçlarında dolaşırken, oda üçünün senkronize nefesleriyle yankılanıyordu. David’in yönlendirmeleri ve Cihan’ın genç, dinamik enerjisi birleştiğinde, Sarah hayatının en yoğun, en unutulmaz deneyimini yaşıyordu. İki erkek, kadının bedeninde adeta bir yarışa girmiş gibi görsel ve dokunsal bir şölen yaratıyordu.
Gecenin sonuna doğru, üç beden de yorgun ama tamamen tatmin olmuş bir şekilde yatağa uzandığında, Faralya’nın sabah rüzgarı perdelere vurmaya başlamıştı. Sarah, iki adamın kolları arasında derin bir nefes alıp gülümsedi. David ise Cihan’ın omzuna dokunarak, bu sıra dışı tatil rehberliği için ona kelimelerin ötesinde bir teşekkür sundu.
