Köyde Yeni Genç Am İle Sakallı Adamın İri Memeli Doğal Yaşlı Milf Karısının Üçlü Sikiş Hikayesi; Toprak kokusunun sabah sisinde eridiği, zamanın tekerleğin gıcırtısıyla aktığı küçük bir köydük biz. Mahmut ile altı yıllık evliliğimiz, o ahşap evimizin verandasında içtiğimiz akşam çayları kadar sade ama huzurlu sürerdi. Birbirimizin gözüne bakınca fırtınaların dineceği, fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusu gibi sıcak bir yuvamız vardı. Her şey, o kadın köye ayak basana kadar öyleydi.

Sonbaharın ilk soğukları bastırırken geldi. Kimselerin uzun yıllardır uğramadığı, köyün en uç noktasındaki o eski kaymakam evine yerleşti. Adı Meltem’di. Tek başına, koyu renk elbiseleri, beline kadar uzanan düz siyah saçları ve sanki bu dünyadan değilmiş gibi etrafı süzen buz gibi mavi gözleriyle kasabanın otobüsünden indi.

İlk günler kimse üzerinde durmadı. Ancak çok geçmeden, o geldikten hemen sonra, köyün üzerindeki gökyüzünün rengi değişti sanki.

Önce bizim evde başladı huzursuzluk. Mahmut’un yüzündeki o tanıdık gülümseme yavaş yavaş silindi. Gözlerinde derin, kuyu gibi bir keder belirmişti ama ne zaman “Ne oldu Mahmut?” diye sorsam, ters bir bakışla geçiştiriyordu. Birlikte çay içtiğimiz akşamlar yerini ağır, boğucu bir sessizliğe bıraktı. Ardından uğursuzluklar zincirleme geldi: Evimizin bahçesindeki yıllardır bereket veren ceviz ağacı bir gecede kurudu, kümesimizdeki tavuklar sebepsiz yere telef oldu, Mahmut’un tarladaki traktörü olmadık yerden arıza yapıp bütçemizi sarsmaya başladı.

Ama en kötüsü, Mahmut’un dalgınlığıydı. Gece yarısı uyanıyor, pencerenin kenarına dikilip karanlığa, tam da Meltem’in kaldığı o tepedeki eve doğru bakıyordu.

Bir akşam, köyün meydanındaki çeşmeden su doldururken Meltem ile ilk kez göz göze geldik. Yüzünde ne bir kötülük ifadesi vardı ne de bir dostluk. Sadece sonsuz bir kuyuya bakar gibi baktı bana. “Gözlerindeki bereketi kaybediyorsun, kızım,” dedi kısık bir sesle. “Bazen bir yabancı gelmez, sadece saklanan şeyler gün yüzüne çıkar.”

Sözleri içime bir kor gibi düştü. Mahmut’taki değişimin, evimizdeki rüzgarın tersten esmesinin sebebini o kadında arıyordum ama içimdeki bir ses Meltem’in gelişiyle köyün ve bizim üzerimizdeki bir örtünün kalktığını söylüyordu.

O geceden sonra Mahmut ile aramızdaki bağ tamamen koptu. Artık aynı yatakta iki yabancı gibiydik. Köyde de herkes benzer şeylerden şikayet etmeye başlamıştı; sütler kesiliyor, tartışmayan aileler birbirine giriyordu.

Meltem gerçekten uğursuz bir efsun muydu, yoksa mutlu sandığımız hayatımızın kırılgan temellerini bize gösteren bir ayna mı? Bunu henüz bilmiyordum ama o kadının köye gelişiyle, eski mutlu hayatımızın bir daha asla geri gelmeyecek şekilde geride kaldığını çok iyi biliyordum.

Leave a Reply

Your email address will not be published.