Kocasının Hürmüz Boğazı Olan Karısıyla Neden İlgilenmediğini İzleyince Kanınız Donacak; Salondaki sessizlik, televizyondan gelen hafif cızırtıyla bölünüyordu. Selin ile Hakan aynı koltukta yan yana oturuyor olsalar da aralarında kilometrelerce mesafe var gibiydi. Evlilikleri son zamanlarda bir ritüelden, aynı evi paylaşan iki yabancının sessiz anlaşmasından ibaret hale gelmişti.
Hakan, iş stresinden ve aralarındaki mesafeden dolayı kendini geri çekmiş, aradığı heyecanı ve tatmini bulamadıkça daha da içine kapanmıştı. Selin ise evdeki bu dinginliğin ve eksikliğin yarattığı boşluğu her geçen gün daha derin hissediyordu. İçindeki tutku arzusu, sadece fiziksel bir arayış değil, hayatında eksik olan o “büyük” değişimi, tutkuyu ve doyumu bulma isteğine dönüşmüştü.
Selin, hayatındaki o uzun duraksama dönemini geride bırakmaya kesin olarak karar vermişti. Zihnindeki ve duygularındaki o sıkışmışlık hissi bitmiş; sanki dünyayı değiştirecek kadar büyük bir kararlılıkla, hayatının kontrolünü tamamen eline almıştı. Hakan ile yaptıkları o dürüst konuşma, her iki taraf için de geri dönülemez bir eşikti.
Selin artık kendi tutkularının, arzularının ve hayat beklentilerinin peşinden gitmek istiyordu. Kendi yolunu çizme kararlılığı, ona aradığı özgüveni ve cesareti kazandırmıştı. Hakan ile yollarını resmi olarak ayırdıktan sonra, hem duygusal hem de fiziksel olarak kendisini tamamen tatmin edecek, aradığı heyecanı ve tutkuyu ona hissettirecek yeni bir ilişkiye adım atmak üzere hayatında yepyeni bir sayfa açtı.
