Demokratik Kongo Memleketi Bol Kakao Vuruyor Çivileme Yarrao; Bizim Mahallenin Muhtarı Sabri, hayatı boyunca kahvehanede okey dönmekten ve “Ah ulan, bir vizyoner çıksa da şu ülkeyi kalkındırsa” demekten başka bir iş yapmamıştı. Ta ki o güne kadar. Televizyonda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin organik kakao üretimine girdiğini ve piyasayı salladığını duyunca gözleri parladı.
“Oğlum” dedi kahveci çırağına, “Kongo memleketi bol kakao vuruyor! Biz niye vurmayalım?”
Sabri, coğrafya bilgisinin tamamını lisedeki harita metod defterinden aldığı için Kongo’yu hemen bizim ilçenin arkasındaki ormanlık alan gibi hayal etti. İnternetten “Kongo Kakao Federasyonu Başkan Vekili” olduğunu iddia eden (ve muhtemelen parayı alınca sırra kadem basacak olan) Jean-Baptiste isimli bir adamla yazışmaya başladı. Sabri İngilizce bilmediği için adama sürekli olarak Türkçe, “Gönder oradan bol kakao, vuruyoruz çivileme!” yazıyordu. Jean-Baptiste ise bunu bir tür antik Anadolu büyüsü sanıp her mesaja “Oui, şef!” diyerek onay veriyordu.
Üç ay sonra mahallenin ortasına devasa bir tır yanaştı. İçinden tam 15 ton işlenmemiş, buram buram kokan Kongo kakaosu indi. Muhtar Sabri, mahalleliyi topladı:
“Bakın cemaat! Bu kakao sıradan kakao değil. Kongo’nun kalbinden geldi. Şimdi bunu eritip mahallenin çikolata fabrikasını kuruyoruz. Çivileme sektöre giriyoruz!”
Plan kusursuzdu ama ufak bir teknik arıza vardı: Mahallede kakao eritecek fabrika yoktu. Sabri çareyi mahalle hamamını kiralamakta buldu. Hamamın sıcaklığını 80 dereceye getirip, göbek taşına tonlarca kakaoyu döktüler.
Ertesi gün hamamın kapısını açtıklarında karşılaştıkları manzara tam bir mahalle felaketiydi: Sıcaktan eriyen tonlarca çikolata, hamamın pencerelerinden taşmış, yokuş aşağı aşağı mahalle bakkalına doğru akıyordu. Mahallenin çocukları ellerinde ekmeklerle sokağa fırlamış, “Yere çikolata nehirleri akıyor!” diye çığlık atıyordu. Muhtar Sabri ise beline kadar çikolataya batmış bir halde, elindeki kürekle akan çikolatayı durdurmaya çalışırken bağırıyordu:
“Durmayın hanımlar, beyler! Kongo memleketi kakao vuruyor dedik, biz direkt çivileme daldık! Ekmekleri getirin, ziyan olmasın!”
O günden sonra mahallenin adı “Kakaolu Kongo Mahallesi” olarak kaldı. Muhtar Sabri mi? O hala hamamın göbek taşında kalan son çikolataları temizlemekle meşgul ama vizyonundan asla ödün vermiyor. Şimdilerde gözünü Madagaskar’ın vanilya üretimine dikmiş durumda…
