Aşkım Geliyordum Dedi Lavuğu Altına Alıp Ezdi Üstünde Orgazm Rahat Bitti; Işıkların ve fısıltıların hakim olduğu şık bir balo salonunun ortasındaydılar. Deniz, eşinin elini tutarken etraftaki meraklı bakışların üzerlerinde toplandığını hissedebiliyordu. Bu akşam özel bir davettelerdi ve seçtikleri cesur, uyumlu kıyafetler salonun her köşesinden dikkat çekiyordu.
Deniz, eşine doğru eğilip kulağına fısıldadı: “Herkesin gözü üzerimizde, farkında mısın?”
Eşi gülümsedi, bakışlarındaki özgüven ve oyunbaz ifade her şeyi anlatıyordu. Birbirlerine olan tutkularını ve bağlarını saklamak yerine, başkalarının meraklı gözleri önünde bir dansa dönüştürmek ikisine de tarif edilmez bir heyecan veriyordu. Kalabalığın ortasında, yüzlerce kişinin bakışları altında sadece birbirlerine odaklanarak dans etmeye başladılar. Salondaki fısıltılar artıyor, imrenen bakışlar üzerlerinde toplanıyordu.
Onlar için heyecan verici olan şey başkalarının varlığıydı; ama bu sahnede yönetmen de başrol de sadece ikisiydi. Kalabalık bir seyirci kitlesinin önünde, sadece kendilerine ait gizemli bir dünyayı paylaşıyor olmanın verdiği o tatlı gerilim, aralarındaki bağı daha da güçlendiriyordu.
Gece yarısına doğru şehrin en hareketli caddesindeki bir restoranın terasında, köşedeki masada oturuyorlardı. Etraftaki masalarda kahkahalar yükseliyor, garsonlar telaşla koşturuyor, caddeden geçen insanların bakışları zaman zaman terastaki hareketliliğe kayıyordu.
Kaan, bardağından bir yudum alıp sandalyesine yaslandı. Gözleri doğrudan eşi Leyla’nın üzerindeydi. Leyla bu gece kasıtlı olarak tüm dikkatleri üzerine çeken, iddialı bir kıyafet seçmişti. Yan masadaki bir grubun ve karşı restorandan bakan birkaç kişinin bakışlarının sık sık Leyla’ya takıldığını ikisi de gayet iyi biliyordu.
Leyla, Kaan’ın bakışlarındaki o tanıdık parıltıyı yakaladı. Yavaşça öne doğru eğildi, elini masanın altından Kaan’ın dizine koydu. Sesini sadece ikisinin duyabileceği kadar alçalttı:
“Şu an kaç kişinin bizi izlediğini tahmin edebiliyor musun?”
Kaan hafifçe gülümsedi. Bakışlarını Leyla’nın gözlerinden ayırmadan onun masanın altındaki elini tuttu. Etraftaki insanların varlığı, o bakışların üzerlerinde yarattığı hissedilir gerilim aralarındaki çekimi daha da tırmandırıyordu. Başkalarının gözü önünde, sadece ikisinin bildiği bu gizli oyunu oynamak ve o heyecanı paylaşmak adeta elektrikli bir hava yaratmıştı.
Leyla ayağa kalktı, Kaan’ın elini çekerek onu da peşinden sürükledi. Terastan ayrılıp tenha koridora doğru ilerlerken, salondaki bakışların arkalarından takip ettiğini biliyorlardı. Sadece kendilerine ait olan o tutkulu dünyayı, herkesin gözü önünde ama kimsenin dokunamayacağı bir mesafede yaşamanın verdiği o haz, aralarındaki bağı daha da derinleştiriyordu.
