Üvey Kız Kardeşimin Seksi Vücudu Karşısında Fazla Şansım Kalmamıştı; Dışarıda sağanak yağmur camları döverken, evin içindeki sessizlik neredeyse elle tutulur cinstendi. Ailelerinin şehir dışına gitmesiyle koca evde sadece ikisi kalmıştı. Salondaki loş ışık, koridorda uzanan gölgeleri daha da derinleştiriyordu.
Aras, mutfak tezgahına yaslanmış, elindeki bardağı çevirirken merdivenlerden gelen hafif ayak seslerini duydu. Leyla, ipek sabahlığının hışırtısıyla içeri girdiğinde, odadaki havanın aniden ağırlaştığını hissetti. Bakışları çakıştığında, ikisi de aynı şeyi düşünüyordu: Artık kaçacak yerleri, sığınacak kalabalıklar yoktu.
Leyla, Aras’ın birkaç adım uzağında durdu. Aralarındaki mesafe azaldıkça, sadece yağmurun sesi değil, birbirlerinin nefes alışverişleri de duyulur olmuştu. Leyla’nın gözlerindeki o meydan okuyan ama bir o kadar da davetkar ifade, Aras’ın tüm iradesini zorluyordu.
“Hala burada mısın?” diye fısıldadı Leyla. Sesi, boş salonda yankılandı.
Aras, bardağı yavaşça kenara bıraktı ve ona doğru bir adım attı. Aralarındaki o görünmez gerilim hattı artık kopmak üzereydi. “Bir yere gidebileceğimi sanmıyorum,” dedi, sesi her zamankinden daha boğuk çıkıyordu.
