Orman Gezisine Çıkan Genç Çift Sapık Kampçının Para Teklifiyle Şaşkına Döndüler; Burak ve Selin, şehrin gürültüsünden ve stresinden kaçmak için uzun zamandır planladıkları orman gezisine nihayet çıkmışlardı. İkisi de doğa aşığıydı ve tenha, huzurlu bir kamp alanı bulmak için haritaları ve internet forumlarını didik didik etmişlerdi. Sonunda, pek kimsenin bilmediği, göl kenarında, asırlık ağaçların gölgesinde saklı kalmış büyüleyici bir yer buldular.

İlk gün harika geçti. Çadırlarını kurdular, gölde yüzdüler, kuş sesleri eşliğinde kitap okudular ve akşam ateşi yakıp yıldızları izlediler. Gece, sadece rüzgarın yapraklar arasındaki uğultusu ve cırcır böceklerinin şarkısı duyuluyordu. Her şey mükemmeldi, ta ki sabahın erken saatlerine kadar.

Güneş henüz doğarken, Burak dışarıdan gelen ayak sesleriyle uyandı. Hafifçe doğrulup çadırın fermuarını açtı. Dışarıda, kendilerinden biraz uzakta, derme çatma, yıpranmış bir çadırın önünde oturan, pejmürde kılıklı, kirli sakallı, yaşlıca bir adam gördü. Adam, garip bir şekilde gülümseyerek onlara bakıyordu. Burak, adamın bakışlarından rahatsız olsa da, sadece bir başka kampçı olduğunu düşündü ve Selin’i uyandırmadan tekrar uykuya daldı.

Ancak gün boyunca adamın garip davranışları devam etti. Sürekli olarak onların çadırının yakınlarında dolaşıyor, onları izliyor, bazen de kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Selin de adamın varlığından huzursuz olmaya başlamıştı. “Burak,” dedi, “Bu adam beni korkutuyor. Bakışları hiç tekin değil.” Burak, “Merak etme sevgilim,” dedi, “Sadece garip biri. Bize bir zararı dokunmaz.”

Öğleden sonra, Burak gölde balık tutmaya giderken, Selin çadırda kaldı. Adam, Burak’ın gittiğini görünce Selin’in yanına yaklaştı. Selin, adamın yaklaşmasıyla ürktü ve çadırdan dışarı çıktı. Adam, “Merhaba küçük hanım,” dedi, sesi çatallı ve ürkütücüydü. “Buralarda tek başınıza ne yapıyorsunuz?” Selin, “Eşim balık tutuyor, birazdan döner,” dedi, sesi titreyerek.

Adam, cebinden bir deste para çıkardı ve Selin’e uzattı. “Bu parayı al,” dedi, “Ve benimle gel. Sana çok daha güzel yerler gösterebilirim.” Selin, adamın teklifiyle şok oldu. “Ne diyorsunuz siz?” dedi, “Lütfen benden uzak durun!” Adam, ısrarla parayı uzatmaya devam etti. “Hadi ama,” dedi, “Erkek arkadaşın sana benim verebileceklerimi veremez.”

Selin, korku içinde geri adım attı. “Burak! Burak!” diye bağırdı. Adam, Selin’in bağırmasıyla panikledi ve parayı cebine geri sokup hızla uzaklaştı. Burak, Selin’in çığlıklarını duyunca koşarak geri döndü. “Ne oldu Selin?” dedi, nefes nefese. Selin, ağlayarak olanları anlattı. Burak, duydukları karşısında öfkeden deliye döndü. “Nerede o adam?” dedi, “Hemen polise haber vermeliyiz!”

Burak ve Selin, hemen jandarmaya haber verdi. Jandarma ekipleri, olay yerine gelerek adamı aramaya başladı. Ancak adam, çoktan ormanda kaybolmuştu. Çevre sakinleri, adamı daha önce de buralarda gördüklerini ve garip davranışlarıyla tanındığını söylediler. Bazıları, adamın akli dengesinin yerinde olmadığını, bazıları ise tehlikeli bir sapık olduğunu iddia etti.

Burak ve Selin, bu olaydan sonra kamp gezilerini yarıda kesip geri döndüler. Yaşadıkları korku ve şok, uzun süre üzerlerinden atamadılar. Artık tenha yerlerde kamp yapmaktan korkuyorlardı ve doğanın güzelliği, yerini karanlık bir anıya bırakmıştı. Bu olay, onlara doğanın sadece huzur ve güzellik değil, aynı zamanda tehlikeler de barındırabileceğini öğretmişti. Ve en önemlisi, insanlardan gelen beklenmedik tekliflerin, bazen en karanlık niyetleri gizleyebileceğini anlamışlardı.

Leave a Reply

Your email address will not be published.