Klimanın Bozulması Bahane Otel Çalışanının Yarak Taşak Kokusu Şahane; Otelin lüks süitindeki ağır ve hareketsiz hava, dışarıdaki tropikal sıcağın içeri sızmasıyla iyice çekilmez bir hal almıştı. Selin, ipek geceliğinin tenine yapıştığını hissederek ofladı. Klimanın tam ortasında durduğu o sessiz an, odadaki gerginliği daha da artırıyordu. Resepsiyonu dördüncü kez aradığında sesi artık bir emir kipi gibi çıkıyordu.

On dakika sonra kapı vuruldu. İçeri giren, üzerinde otelin amblemi olan gri bir iş tulumu giymiş, genç ve yapılı bir tamirciydi. Adının Emre olduğunu üzerindeki yaka kartından anladı. Genç adam, kadının o anki dağınık ama çekici halini fark etmemeye çalışarak hemen işe koyuldu.

Sessizliğin İçindeki Tansiyon
Emre merdiveni klimanın altına yerleştirirken, Selin bir köşede kollarını kavuşturmuş onu izliyordu. Odanın içindeki tek ses, alet çantasından çıkan metalik tıkırtılardı.

Gözlemler: Selin, adamın kollarındaki damarların her hareketinde nasıl belirginleştiğini fark etti. Sıcaklık, Emre’nin alnında ince bir ter tabakası oluşturmuştu.

Atmosfer: Oda o kadar sıcaktı ki, aralarındaki mesafe azaldıkça tenlerinden yayılan ısı birbirine karışmaya başladı.

Selin, elindeki buzlu su bardağını masaya bırakıp yavaşça ona doğru yürüdü. “Çok mu zor görünüyor?” diye sordu. Sesi, normal bir sorudan çok daha kısık ve davetkardı.

Sınırların Bulanıklaşması
Emre kafasını çevirdiğinde, Selin’in tam dibinde durduğunu gördü. Aralarında sadece birkaç santim vardı. Genç adam yutkundu; profesyonelliği ile odadaki yoğun arzu arasında sıkışıp kalmıştı.

“Sadece bir devre yanmış hanımefendi,” dedi Emre, sesi hafifçe titreyerek. “Birazdan soğutmaya başlar.”

Selin elini nazikçe merdivenin demirine koydu, parmakları adamın eline çok yakın bir noktadaydı. “Aslında,” dedi Selin, bakışlarını adamın gözlerine dikerek, “Şu an ihtiyacım olan şey sadece serinlik değil. Bu odada çok uzun süredir yalnızım ve bu sıcak beni normalde yapmayacağım şeyler düşündürmeye itiyor.”

Kaçınılmaz Son
Emre elindeki tornavidayı yavaşça çantasına bıraktı. Odanın dışındaki dünyanın hiçbir önemi kalmamıştı. Selin’in elini bu sefer merdivende değil, adamın tulumunun göğüs kısmında hissetti. Kalp atışları parmak uçlarında yankılanıyordu.

“Klima birazdan çalışacak,” diye fısıldadı Emre, ona doğru eğilirken.

Selin gülümsedi ve adamı kendine doğru çekti. “Bırak biraz daha ısınsın. Soğutmak için vaktimiz olacak.”

Klimanın ilk soğuk üflemesi odaya yayıldığında, odadaki hararet dışarıdaki güneşten çok daha fazlaydı. İş kıyafetlerinin sert dokusuyla ipeğin yumuşaklığı, o öğleden sonra otelin en sessiz katında birbirine karıştı.

Leave a Reply

Your email address will not be published.