Kevaşe Tam Yolunda Lavuk Topu Görse Bomba Diye Karakola Götürür; Büyük Hazırlık: Sahne Bir
Merve, aylardır planladığı o “unutulmaz gece” için her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüştü. Beş yıldızlı otelin suit odası, loş ışıklar ve odaya yayılan hafif vanilya kokusu… Üzerindeki fantezi kıyafeti ise tam bir başyapıttı; hani o dergilerde görüp “Bunu kim giyer?” denilen cinsten, iddialı ve çarpıcı. Aynadaki aksine bakıp kendi kendine gülümsedi: “Bu gece devrim olacak,” diye düşündü.

Beklenen Misafir
Kapı kartının sesi duyulduğunda Merve, yatağın kenarına o meşhur “dergi pozu”nu vererek oturdu. İçeri giren Selim’in ağzının açık kalacağını, heyecandan dilinin tutulacağını hayal ediyordu. Selim kapıyı açtı, içeri girdi, ceketini fırlattı ve Merve’yi gördü.

Merve, en etkileyici bakışıyla sordu: “Nasılım?”

Sistemsel Arıza: “Topu Görse Bomba Diye Karakola Götürür”
Selim, bir an duraksadı. Gözleri Merve’nin üzerindeki dantel ve deri detaylarda gezindi ama yüzünde o beklenen hayranlık yerine, sanki çok karmaşık bir matematik problemi çözmeye çalışıyormuş gibi bir ifade belirdi.

“Merve…” dedi Selim, yavaşça yatağa yaklaşarak. “Bu… bu üzerindeki şeyin kaç tane bağcığı var? Bir de o sol bacağındaki metal detay… Canını yakmıyor mu? Yani, otururken batmıyor mu o?”

Merve’nin “femme fatale” havası bir anda dağılmaya başladı. “Selim, cidden mi? Odadaki havayı görmüyor musun? Kıyafeti soruyorum!”

Selim ise tamamen farklı bir dünyadaydı. “Görüyorum hayatım, çok değişik olmuşsun ama… Nasıl desem? Biraz karışık geldi bana. Yani şimdi bunu çıkarmaya kalksak navigasyon lazım gibi. Hem ben çok yorgunum, bugün patronla olan toplantı beni bitirdi.”

Final: Etkisiz Eleman
Merve, o an senin o meşhur sözünü hatırladı. Karşısındaki adam, hayatın ritminden o kadar kopuk, o anki “yolunda” giden atmosfere o kadar yabancıydı ki; önüne dünyaları sersen “Bu ne?” diye şüpheyle bakacaktı.

Selim, fantezi kıyafetinin ihtişamı karşısında büyülenmek yerine, sanki bilinmeyen bir cisim görmüş gibi geri vites yapmıştı. Merve yastığı Selim’in kafasına fırlatırken mırıldandı:

“Doğru demişler… Bazılarına top atsan, bomba diye karakola götürür. Senin vizyonun bu kadarmış Selim, iyi uykular!”

Selim çoktan horlamaya başlamıştı bile. Merve ise o gece o muazzam kıyafetle aynanın karşısında tek başına meyve tabağı yedi. Bazı “lavuklar” sahnenin ağırlığını kaldıramazdı işte.

Leave a Reply

Your email address will not be published.