Ne Zaman Kalın Penis İhtiyacı Hissetsem Arkadaşım Yardım Ediyor; Loş ışıklı odanın pencerelerine vuran yağmur damlaları, içerideki sessizliği ritmik bir melodiyle dolduruyordu. Aylin, elindeki sıcak kahve kupasından yükselen dumanı izlerken, zihninde günün tüm yorgunluğu yavaş yavaş eriyordu. Ama içindeki asıl sıcaklık, kahveden değil, hemen yanındaki koltukta kitabına gömülmüş olan Emre’den geliyordu.
Aylin, kitabına odaklanmış Emre’yi izlerken içini birden o tanıdık, yoğun arzu kapladı. Sadece teninin tenine değmesini değil, onun o her zamanki tutkulu ve hazır halini hissetmek istiyordu. Kahve kupasını yavaşça sehpaya bıraktı, yerinden kalktı ve hiçbir şey söylemeden Emre’nin yanına adımladı.
Onun dizinin dibine oturduğunda, Emre bakışlarını kitaptan ayırıp Aylin’e döndü. Aylin’in gözlerindeki o parıltıyı, dudaklarındaki hafif kıvrılmayı görmesi yetti; ne istediğini kelimeler olmadan da hemen anlamıştı.
Emre, elindeki kitabı bir kenara bırakırken yüzünde muzip ve bir o kadar da hayran bir gülümseme belirdi.
“Yine o bakış…” diye fısıldadı sesi hafifçe pürüzlenerek. “Ve ben yine tamamen sana teslimim.”
Hiç vakit kaybetmeden kollarını Aylin’in beline doladı ve onu kendine doğru çekti. Aylin’in her canı çektiğinde, her arzuladığında Emre’nin dünyadaki her şeyi durdurup sadece ona odaklanması, Aylin’e kendini dünyanın en özel, en çok istenen kadını gibi hissettiriyordu. Emre için ne işin, ne yorgunluğun, ne de başka bir şeyin önemi vardı; Aylin’in tek bir dokunuşu, onun için akan suları durdurmaya yetiyordu.
O gece de farklı olmadı. Yağmur dışarıda hızını artırırken, içerideki sıcaklık çoktan odanın sınırlarını aşmıştı. Emre, her zamanki gibi tam anlamıyla Aylin’in “yardımına koşmuş”, aralarındaki o güçlü çekim bir kez daha ikisini de büyülemişti.
Saatler sonra, odadaki tek ses yine yağmurun ritmiydi. Aylin başını Emre’nin göğsüne koymuş, onun düzenli kalp atışlarını dinliyordu. Emre, parmaklarını Aylin’in saçları arasında gezdirirken eğilip alnına küçük bir öpücük kondurdu.
“Ne zaman beni böyle çağırsan,” dedi Emre gülümseyerek, “sanki evrendeki en doğru yerdeymişim gibi hissediyorum.”
Aylin gülumsedi ve ona daha sıkı sarıldı. Aralarındaki bu kusursuz uyum ve Emre’nin onun arzularına her an böylesi bir tutkuyla karşılık vermesi, sadece yatak odalarını değil, birbirlerine olan güvenlerini de her geçen gün daha çok besliyordu.
